Bazen 21. Yüzyılda ve internet çağında
yaşadığıma gerçekten inanmak istiyorum. Ülkemdeki internetin supersonik hızı
bir yana bir de ite kaka yaptığımız hayatı adeta çıkmaza sokan internet
uygulamalarımız var.
Malum hepimiz evde boş oturmuyoruz bu da
devlet dairesine gidip bu yapılandırma işine vakit ayırayamayacağımız anlamına
geliyor. Anlamadığım konulardan biri de; hepimiz küçük yerleşim birimlerinde
oturmuyoruz malum ve büyük metropolde neden borcumuz evimize en yakın daireye değil de alakasız bir yerde ki daireye bağlanıyor, hele ki bu borç muhtarlığa taşınma beyanı hakkında olunca
insan isyan edip iyice bu isle uğraşmaktan
vazgeçme noktasına geliyor. Ne yani bunun için işten izin mi almalıyız? Tabi bu
fikre sıcak bakanlarınız olabilir ama bir de online olarak bu borcun
yapılandırılabildiğini öğreniyorum ve seviniyorum. Diyorum ki nihayet hayat
kolaylaşıyor. Açıyorum GIB’in yapılandırma sayfasını kendimle ilgili girmem
gereken nüfus bilgileriyle karşılaşıyorum. Buraya kadar her şey güzel gidiyor.
Fakat bir bilgi kutucuğunda yakınınızın TC kimlik numarasını girmeniz
gerektiği yazıyor. Bir de bu yakınınız
anne, baba, eş veya çocuğunuz olmalıymış. Ne saçma ya ben çöpsüz üzüm olsam
borcu yapılandıramayacak mıyım diye söylenerek yakınlarımın TC kimlik nolarını
-neyse ki hepsi bende kayıtlı- tek tek denemeye başlıyorum. Her seferinde TC
kimlik numarası hatalı uyarısıyla karşılaşıyorum. Defalarca bu işlemi tekrar
tekrar deneyerek sinir katsayımı yükseltiyorum. Bir yakınımdan rica ediyorum o
da benim için deniyor fakat yine aynı sonuç. Benim hayatımı kolaylaştırdığını
zanneden bu uygulama malesef amacına ulaşamıyor, İşe yaramıyorsa neden var?
Bundan sonraki adımım telefonla çağrı merkezini aramak.
Bu internetin amacı insana ihtiyaç duymadan
halletmek değil miydi diyorum yine sinirleniyorum. Neyse zaten çok bir şey
değildi diyerek kendimi avutuyorum.
Kafamda tek bir soru kalıyor; ‘Gerçekten internet çağında yaşıyor
muyuz?’




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder